Dünya Kupası gibi büyük spor organizasyonlarının yaşandığı dönemlerde, ev içi şiddet vakalarında belirgin bir artış gözlemlenmektedir. Lancaster Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalar, İngiltere milli takımının maç oynadığı dönemlerde şiddet olaylarının %26, takımın turnuvadan elendiği durumlarda ise %38 oranında yükseldiğini ortaya koymuştur.
Solace kuruluşu çalışanlarından R.G., turnuva süresince kadın ve kız çocuklarının ciddi bir güvenlik endişesi taşıdığını belirtmiştir. Maç sonuçlarına bağlı olarak partnerlerin eve dönüş anlarında sözel taciz, aşağılama ve fiziksel şiddet gibi eylemlerin yoğunlaştığı ifade edilmektedir. Bu durumun münferit olaylardan ziyade, turnuva süresince devam eden bir örüntü oluşturabileceği vurgulanmaktadır.
Ulusal Polis Şefleri Konseyi verilerine göre, Euro 2024 döneminde futbolla bağlantılı olduğu düşünülen 300'den fazla ev içi şiddet suçu polise bildirilmiştir. Uzmanlar, alkol tüketimindeki artışın ve yenilgi sonrası yaşanan hayal kırıklığının saldırganlık üzerinde tetikleyici bir rol oynadığını belirtmektedir. Şiddet eğiliminin sorumluluğunun futbolun kendisinde değil, fail olan bireylerde olduğu hatırlatılmaktadır.
Crown Prosecution Service (CPS) yetkililerinden O.R., şiddetin sadece fiziksel boyutta kalmadığını, psikolojik baskı ve kontrolcü davranışların da suç teşkil ettiğini vurgulamıştır. Mağdurların telefonlarının izlenmesi veya duygusal şantaj gibi yöntemlerin yasa dışı olduğu bildirilmektedir. Yetkililer, toplumun bu tür davranışları fark etmesi ve mağdurları desteklemesi konusunda çağrıda bulunmaktadır.